سْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيمı
YARADAN RABBİNİN ADIYLA

PEYGAMBER EFENDİMİZİN VEDA HUTBESİ...
(9 Zilhicce l0 H./8 Mart 632 M. Cuma)
Peygamberimiz Hz. Muhammet (s.a.s.) Vedâ haccında, 9 Zilhicce Cuma günü zevâlden sonra Kasvâ adlı devesi üzerinde, Arafat Vâdisi'nin ortasında 124 bin Müslümanın şahsında bütün insanlığa şöyle hitabetti.
Bismillahirrahmanirrahim
"Hamd Allah'a mahsustur. O'na hamdeder, O'ndan yardım isteriz. Allah kime hidâyet ederse, artık onu kimse saptıramaz. Sapıklığa düşürdüğünü de kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki; Allah'dan başka ilâh yoktur. Tektir, eşi, ortağı, dengi ve benzeri yoktur. Yine şehâdet ederim ki, Muhammed O'nun kulu ve Rasûlüdür. "
Ey Nâs!
Sözümü iyi dinleyiniz. Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedî olarak bir daha berâber olamayacağım.
İnsanlar!
Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay, bu şehriniz Mekke nasıl kutsal bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, nâmus ve şerefiniz de öylece mukaddestir; her türlü tecâvüzden masûndur.
Ashâbım!
Yarın rabbınıza kavuşacaksınız. Bugünkü her hâl ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız. Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsinler. Olabilir ki, bildirilen kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlayarak hıfzetmiş olur.
Ashâbım!
Kimin yanında bir emânet varsa, onu sâhibine versin . Fâizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Fakat aldığınız borcun aslını ödemek gerekir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle bundan böyle fâizcilik yasaktır. Câhiliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz de Abdülmuttalib'in oğlu amcam Abbas'ın fâiz alacağıdır.
Ashâbım!
Câhiliyet devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası, Abdülmüttalib'in torunu (amcalarımdan Hâris'in oğlu) Rabîanın kan davasıdır.
Ey Nâs!
Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu konuda Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları Allah'ın emâneti olarak aldınız. Onların nâmus ve ismetlerini Allah adına söz vererek helâl edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki haklarınız, âile nâmusu ve şerefinizi kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer onlar sizden izinsiz râzı olmadığınız kimseleri âile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz. Kadınların sizin üzerinizdeki hakları ise, örfe göre her türlü (meşru ihtiyaçlarını), yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.
Mü'minler!
Size iki emânet bırakıyorum. Onlara sımsıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. Bu emânetler, Allah'ın kitabı Kur'ân ve O'nun Peygamberinin sünnetidir.
Ey Nâs!
Devâmlı dönmekte olan zaman, Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü duruma dönmüştür. Bir yıl, l2 aydır. bunlardan 4'ü Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep hürmetli aylardır.
Ashâbım!
Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden nüfûz ve saltanatını kurma gücünü ebedî olarak kaybetmiştir. Fakat size yasakladığım bu şeyler dışında, küçük gördüğünüz şeylerde ona uyarsanız, bu da onu sevindirir. ona cesâret verir. Dininizi korumak için bunlardan da uzak kalınız.
Mü'minler!
Sözümü iyi dinleyin, iyi belleyin. Rabbınız birdir, babanız birdir. Hepiniz Âdem'densiniz, Âdem de topraktan yaratılmıştır. Hiç kimsenin başkaları üzerinde soy sop üstünlüğü yoktur. Allah katında üstünlük, ancak takvâ iledir. Müslüman müslümanın kardeşidir. Böylece bütün müslümanlar kardeştir. Gönül hoşluğu ile kendisi vermedikçe, başkasının hakkına el uzatmak helâl değildir. Ashabım! Nefsinize de zulmetmeyin. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır. Bu nasihatlarımı burada bulunanlar, bulunmayanlara tebliğ etsinler.
Ey Nâs!
Cenâb-ı Hak Kur'an da her hak sahibine hakkını vermiştir. Mirâsçı için ayrıca vasiyyet etmeye gerek yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa, ona âittir. Zina eden için ise mahrûmiyet vardır. Babasından başkasına soy (neseb) iddiâsına kalkışan soysuz, yahut efendisinden başkasına intisâba yeltenen nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lânetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın. Cenâb-ı Hak böylesi insanların ne tevbelerini ne de adâlet ve şâhitliklerini kabûl eder.
Ashabım!
Alllah'tan korkun, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, malınızın zekatını verin, âmirlerinize itaat edin. Böylece Rabbınızın Cennetine girersiniz.
Ey Nâs!
Yarın beni sizden soracaklar, ne dersiniz? Ashâbı kiram:
- Allah'ın dinini teblîg ettin, vazîfeni hakkıyla yaptın, bize nasihat ve vasiyette bulundun, diye şehadet ederiz, dediler.
Rasûlüllah (s.a.s.) mübarek şehâdet parmağını göğe doğru kaldırdı, cemâat üzerine çevirip indirdikten sonra üç defa:
Şâhid ol Yâ Rab!
Şâhid ol Yâ Rab!
Şâhid ol Yâ Rab!
buyurdu.
BİR DAMLA GÖZYAŞI..
Bir damla da çağlayan ırmakları boğuşu Yakub'un,
Sukut denizinde dalga olan Meryem'in
Fırtınalara sabrı kalkan bilen Eyüb'ün...
Rıza bahçesine bir gül ekebilmek, gözyaşlarını teselli vuslatına mazhar olacak kadar samimiyetle dökmektir...
Dua tadında akan her damla kelamsız rıza dilencisidir...
Ey Zeyd... Ey sevdalı... Ardından alemlere rahmet olarak gönderdiğine, en sevdiğine, Hasret gözyaşları döktürdüğü Mevlanın...
Ey Selman... Ey yüreğindeki aşka harf harf teslim olan...
Hak tarafından sevilen ve sevildiği Aleme ilan edilen...
Aşkla var olabilmek yollarda, hasrete gamzelerde hayat buldurmak, kirlenmemiş gökyüzü, Altında sadık ve vefalı aşıkları, unutulan her heceyi işler cana saadet asrı tadında akan her damla...
Asırlar öncesinden bizlere selam eden Efendim...
Rüzgar saçını dağıtır diye üzülemediğimize üzülerek sevdasına vurulduğumuz...
Hüzün bahçelerindeyiz... Sensiz..!
Nedametin giydirildiği gecelere aydınlığı, vefasızlıkların asıldığı yıldızlara affı, kırgınlıkların, Gezdiği sokaklara sevgiyi fısıldar gül tadında akan her damla...
Talan edilmiş sokaklarımı sevdirir, "O"ndandır diye...
Aşk dolu hayatların bir huzmesinin canda hayat bulmasını dillendirir sus olup...
Ahdimi taşır akan her damla ...
Bir damla gözyaşında saklı "can"
Bir damla gözyaşı "can"a hayat bulduran
El-Vehhab ismine sığındım...
Avuçlarımda bir damla gözyaşıyla
kapindayim..
MORALİN NİYE BOZUK?
HZ. ADEM (A.S.)GİBİ 200 SENE TEVBE Mİ ETTİN?
MORALİN NİYE BOZUK?
HZ.İBRAHİM GİBİ ATEŞE Mİ ATILDIN?
MORALİN NİYE BOZUK?
HZ.ZEKERİYYA (a.s)GİBİ TESTEREYLE Mİ KESİLDİN?
MORALİN NİYE BOZUK?
HZ.YUSUF (as) GİBİ KUYUYA MI ATILDIN?
MORALİN NİYE BOZUK?
HZ.MUHAMMED (sav) GİBİ TAİF'TE TAŞLANDIN MI, BAŞINA İŞKEMBE Mİ KONULDU NAMAZ KILARKEN, DİŞİN Mİ KIRILDI, YÜZÜNE TÜKÜRÜK MÜ ATILDI, HİCRETE Mİ ZORLANDIN, SEVDİKLERİNDEN Mİ AYRILDIN?
MORALİN NİYE BOZUK?
HZ.HAMZA (r.a) GİBİ BURNUN KULAĞIN MI KESİLDİ?
MORALİN NİYE BOZUK?
MUSAB BİN UMEYR GİBİ KOLLARIN MI KESİLDİ?
MORALİN NİYE BOZUK?
CAFER BİN EBU TALİP GİBİ OK, MIZRAK VE KILIÇ DARBELERİYLE YARALANDIN MI?
MORALİN NİYE BOZUK?
AMMAR,SÜMEYYE, YASİR GİBİ İŞKENCE Mİ GÖRDÜN?
MORALİN NİYE BOZUK?
BİLAL GİBİ KIZGIN KUMLARA YATIRILIP, ÜZERİNE TAŞLARMI KONDU?
MORALİN NİYE BOZUK?
YUNUS PEYGAMBER GİBİ DENİZE Mİ ATILDIN?
MORALİN NİYE BOZUK?
EYÜP PEYGAMBER GİBİ VÜCUDUNU YARALAR MI KAPLADI?
MORALİN NİYE BOZUK?
HZ. İSA GİBİ ÇARMIHA MI GERİLMEK İSTENDİN?
MORALİN NİYE BOZUK?
ÜSTAD GİBİ ZİNDANA MI ATILDIN, ZEHİRLENDİN Mİ?
HALA MORALİN Mİ BOZUK?
NE DÜŞÜNÜYORSUN, DÜNYALIK İŞLER Mİ?
SİLKİNELİM, KENDİMİZE GELELİM...... ..?
ÜZÜLECEKSEN, NAMAZINI KAZAYA BIRAKTIĞIN İÇİN, TEHECCÜDE KALKAMADIĞIN İÇİN, BİRİNİN KALBİNİ KIRDIĞIN, PAZARTESİ PERŞEMBE ORUCUNU TUTAMADIĞIN İÇİN ÜZÜL
ÜZÜLECEKSEN BUGÜN ALLAH İÇİN BİR ŞEY YAPAMADIĞIN İÇİN, VE ALLAH RESULÜ (SAV)'NÜ MEMNUN EDEMEDİĞİN İÇİN ÜZÜL
FİLİSTİN'DE, ÇEÇENİSTAN, BOSNA HERSEK'TE, IRAK'TA VE DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDA ZULÜM GÖREN, İŞKENCE EDİLEN, ÖLDÜRÜLEN DİN KARDEŞLERİN İÇİN ÜZÜL
ÜZÜLÜRSEN, BİR FAKİRE YARDIM EDEMEDİĞİN İÇİN, YETİMİN ELİNDEN TUTAMADIĞIN İÇİN ÜZÜL
ÜZÜLÜRSEN, AFRİKA'DA VE DİĞER ÜLKELERDE BİR LOKMA EKMEK BULAMAYAN, HASTALIKLARLA MÜCADELE EDEN İNSANLAR İÇİN ÜZÜL
ÜZÜLÜRSEN,KUR'AN- I YETERİNCE OKUYUP, HAYATINA TATBİK EDEMEDİĞİN İÇİN ÜZÜL
ÜZÜLÜRSEN, PEYGAMBER EFENDİMİZ'İ, CANINDAN, MALINDAN,AİLE BİREYLERİNDEN, HERŞEYDEN ÇOK SEVEMEDİĞİN İÇİN ÜZÜL
ÜZÜLÜRSEN, HAKİKİ MANADA KUL, EFENDİMİZ'E ÜMMET OLAMADIĞIN İÇİN ÜZÜL
ÜZÜLÜRSEN, EFENDİMİZ'İN ŞEFAATİNE NAYİL OLAMAMA KORKUSUYLA ÜZÜL..

...::GÜL MUHAMMED::...
* Daima düşünceliydi.
* Susması konuşmasından uzun sürerdi.
* Luzumsuz yere konuşmazdı.
* Konuştuğunda ne fazla,
*ne de ek
* söz kullanırdı.
* Dünya işleri için kızmazdı.
* Kendi şahsı için asla öfkelenmez ve öç almazdı.
* Kötü söz söylemezdi.
* Affediciliği tabii idi, intikam almazdı.
* Düşmanlarını affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değer de verirdi.
* Kimseyle çekişmezdi.
* Çok konuşmazdı.
* Boş şeylerle uğraşmazdı.
* Umanı umutsuzluğa düşürmezdi.
* Hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı.
* Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınar ve ayıplardı.
* Kimsenin kusurunu araştırmazdı.
* Kimseye hakkında hayırlı olmayan sözü söylemezdi.
* Yanında en son konuşanı ilk önce konuşan gibi dikkatle dinlerdi.
* Gerçeğe aykırı övgüyü kabul etmezdi.
* Her zaman ağırbaşlıydı.
* Konuşurken çevresindekileri adeta kuşatırdı.
*Kelimeleri parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve berraktı.
* Yürürken beraberindekilerin gerisinde yürürdü.
* Yürürken ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki yanına salınmazdı.
* Adımlarını geniş atar, yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilirdi.
* Vakar ve sükunetle rahatça yürürdü.
* Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi.
* Dostlarına şöyle derdi: Dünya da garip bir kimse, yahut bir yolcu gibi ol
* Her zaman hüzünlü ve mütebessim bir haletle dururdu.
* Adet üzere sarfedilen hiçbir kötü sözü ağzına almamıştı.
*Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz, bağırmazdı.
* Fakirlerle birlikte yerdi; öyle ki onlardan ayırt edilmezdi.
* Sade kıyafetler giyer, gösterişten hoşlanmazdı.
* Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmezdi.
* Bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı.
* Sabahları evinden çıkarken şöyle derdi: İlahi, doğru yoldan sapmaktan ve
Saptırılmaktan, kanmaktan ve kandırılmaktan, haksızlık etmekten ve
Haksızlığa uğramaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlık edilmekten sana sığınırım
*Sıradan değildi. Ama sıradan insanlar gibi yaşardı..
*** O, HZ. MUHAMMED (SAV)'Dİ ***
Öğrendim ki,
Kimseyi ,sizi sevmeye zorlayamazsınız.Kendinizi sevilecek insan
yapabilirsiniz.Gerisini karşı tarafa bırakırsınız.
Öğrendim ki,
Güveni geliştirmek yıllar alıyor.Yıkmak bir dakika..
Öğrendim ki,
Hayatında nelere sahip olduğun değil,kiminle olduğun önemli.
Öğrendim ki,
Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün.Ama sonrası için
birşeyler bilmek gerek.
Öğrendim ki,
Kendini en iyilerle kıyaslamak değil,Kendi en iyinle kıyaslamak sonuç
getirir.
Öğrendim ki,
İnsanların başına ne geldiği değil,o durumda ne yaptıkları önemli.
Öğrendim ki,
Olmak istediğim insan olabilmem çok vakit alıyor.
Öğrendim ki,
Karşılık vermek,düşünmekten çok daha basit.
Öğrendim ki,
Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek.Hangisi son görüşme olacak
bilemiyorsun.
Öğrendim ki,
Sen tepkilerini kontrol edemezsen,tepkilerin hayatını kontrol eder.
Öğrendim ki,
Kahraman dediğimiz insanlar birşey yapılması gerektiğinde,yapılması
gerekeni şartlar ne olursa olsun yapanlardır.
Öğrendim ki,
Bazı insanlar sizi çok seviyor ama bunu nasıl göstereceğini bilemiyor.
Öğrendim ki,
Ne kadar ilgi ve ihtimam göstersenizde, bazıları hiç karşılık
vermiyor.
Öğrendim ki,
Para ucuz başarıdır.
Öğrendim ki,
Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları
kaldırmak için elini uzatır.
Öğrendim ki,
Her şartta kendisiyle dürüst kalanlar,daha uzun yol yürüyor...
HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?
* Uzayın sonsuz boşluğunda asılı duran küçücük bir kürenin üzerinde yaşadığınızı
* Şu anda oturduğunuz yerin 560 km yukarısında, Güneş'teki patlamalardan kaynaklanan ve hızı saatte 100 binlerce kilometreyi bulan radyasyon fırtınalarının gerçekleştiğini...
* Uzayda -273 derecelik dondurucu bir soğuk olduğunu
* Yıldızların içinde milyarlarca derecelik korkunç ısıların bulunduğunu
* Dev gök taşlarının uzay boşluğunda büyük bir hızla savrulmalarına rağmen nasıl olup da Dünya'ya çarpmadıklarını
* Uyurken bilincinizi tamamen kaybetmenize rağmen sabah yine eski bilinciniz, kişiliğiniz ve sağlığınız ile güne başladığınızı
* Portakal, greyfurt gibi C vitamini deposu meyvelerin dilimlenmiş şekilde kolaylıkla yemeye hazır yaratıldıklarını ve bu meyvelerin insanların tam da C vitaminine ihtiyaç duydukları zamanlarda yetiştiğini
* Yaz aylarında ise, insanların su ihtiyacı çok fazla olduğu için su miktarı fazla olan karpuz, kavun, şeftali, üzüm gibi meyveler yetiştiğini
* Her yerde gördüğünüz metrelerce yükseklikteki ağaçlarda bir hidrofor sistemi olmadan, en uç dallarındaki en uç yapraklarına kadar suyun nasıl olup da ulaştığını
* En son teknoloji ile bile gül kokusunun birebir benzerinin yapılamadığını
* Allah'ın "Kendinden bir nimet olarak göklerde ve yerde olanların tümüne sizin için boyun eğdirdi. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için gerçekten ayetler vardır." (Casiye Suresi, 13)
ayetiyle insanları, tüm evrenin "insan için" yaratıldığını düşünmeye çağırdığını
Alıntı...
TENBiHAT
ŞU 6 ŞEYLE MEŞGUL OLUN
Herkes Şu 6 Şeyle meşgul olurken,
Sizde diger Şu 6 Şeyle meşgul olun :
1- Herkes çok amellerle meşgul olurken,
siz de en güzel amelle meşgul olun.
2- Herkes nafilelerle meşgul olurken,
siz de Farzlarla meşgul olun.
3- Herkes DIŞINI düzeltmeye çalışırken,
siz de içinizi düzeltmeye çalışın.
4- Herkes başkalarında kusur ararken,
siz de kendi kusurlarınızla uğrasın.
5- Herkes dünyayı imar etmeye çalısırken,
siz de ahiretinizi imara çalışın.
6- Herkes yaratılmısların takdirini ararken,
siz de Yaratanin rızasını aramaya çalışın.
...::: 4 SORU :::...
Bir adam Hz. Ali'ye (k.v.) geldi ve:
"Sana sormak istediğim 4 sorum var" dedi.
İlim Şehrinin Kapısı:
"Buyur, sor!" dedi.
Adam sordu:
"Vacip nedir? Vacipten evvel vacip nedir?"
Hz. Ali cevap verdi:
"Tِövbe etmek vaciptir; günahları terk ise ondan ِönce vaciptir."
Adam sordu:
"Yakın nedir? Yakından yakın nedir?"
Hz. Ali cevap verdi:
"Kıyamet yakındır; ِÖlüm ondan daha yakındır."
Adam sordu:
"Acayip nedir? Acayipten daha acayip nedir?"
Hz. Ali cevap verdi:
"Dünya acayiptir; dünyayı sevmek ise ondan daha acayiptir."
Ve adam son olarak, Şu soruyu sordu:
"Zor nedir? Zordan daha zor nedir?"
Ve Hz. Ali, bu son soruya da, Şöyle cevap verdi:
"Kabir zordur; azıksız, amelsiz kabre girmek ondan daha zordur."

AFFEYLE
Ey Rabbim;
Sözlerin en güzeli hiç şüphesiz sana aittir,
Bizim söylediklerimiz,söyliceklerimiz,söyleyemediklerimi z,söylemek istediklerimiz,
İçimizde sakladıklarımız,
suskun bıraktıklarımız,terkettiklerimiz,unuttuklarımız,fı sıldadıklarımız,
Hepsi,hepsi,sözlerin hepsi ancak sana yöneldiği için güzeldir.
Şüphesiz duayı dilimize veren sensin,
Dilimizi duaya çeviren sensin,
Sözlerin en güzeli sana aittir,
Ve sözlerin en güzeli sana hitap etmekledir..
Ey Rabbim;
Ebediyyen bana yakınlığını tattırdığın için,
Bana bahşettiğin tüm gerçeklerin için,
Beni hayat denen bu sonsuz lezzet pınarının başına oturttuğun için,
Bildiğin tüm ayıplarımı örttüğün için gördüğün tüm kusurlarımı bağışladığın için,
Umuduma katık ettiğin tüm hayallerim için,
En sevgilini bana elçi gönderdiğin için,
Ey sevgili beni aşkına muhattap ettiğin için,
Sonsuz hamd sana,sonsuz minettarlık sana,sonsuz minnet sana,
Sonsuz şükür sana,sonsuz teşekkür sana..
Ey Rabbim;
Tut ellerimden sonsuz kudret elinle,
Beni hiçliğe düşmekten alıkoy,
Bnutulmuşlıktan uzak eyle beni,
Barlığına komşu eyle beni,
Ben acizim dayanağım sensin,
Fakirim ben sığınam sensin,
Dilsizim sözüm sensin,
Körüm ben gören sensin,
Sağırım ki sen işitensin..
Ey Rabbim;
Sözlerin en güzeli sana aittir,
Ve sözlerin en güzeli sana hitab etmekledir,
Bu kırık dökük sözlerimi,bu perişan hitabımı sen kabuleyle,sen güzelleştir,
Ki sen bana aşktan kanatlar vermiştin ya,
Aşkın semasında uçurmuştun ya beni,
Elimi sen dokumuştun ya,
Hani ele avuca gelmez dokunuşları sen bahşetmiştin ya bana,
Gözüme kendi nazarından ışıklar vermiştin ya,
Gözle görünür güzellikler vermiştin ya bana,
Yüzüme tebessümü sen giydirmiştin ya,
Tebessüme karşılık veren güzel yüzler koymuştun ya karşıma..
Ey Rabbim;
Yoktun ben sen varettin,
Unutulmuştum ki sen sevdin,
Sevdiğin için varettin,
Bir sen sevdiğin için varedildim,
Bir sen beni andığın için ihya edildim..
Öyleyse Ey Rabbim varlığımı aşkına armağan eyle,
Yak beni aşkının ateşinde ,
Al beni bu rüyadan,al beni bu dünyadan,
Bu kırılgan varlığımı ebedi baharına toprak eyle..
Ey Rabbim ;
Bütün sözler sana söylemekle güzeldir,
Kırık dökükte olsa kabul eyle sözlerimi,
Yıkık dökükte olsa duy yakarışlarımı,
Kabul eyle beni,kabul eyle sözlerimi,
Suskunluğumu dilsizliğimi en güzel dua eyle,
Dua eyle dilsizliğimi,dua eyle suskunluğumu,en güzel dua eyle,
Ki sözlerin en güzeli sana hitap etmekledir,
Dua eyle sözlerimi,güzel eyle,güzel eyle...
Senai Demirci: Affeyle
Sultanım Kapında Banada Yer Ver..
GÜL BAHÇENE GELDİĞİM ZAMAN..
Sefaat Talep Ettiğim Zaman..
NE OLUR BOYNUMU BÜKÜK BIRAKMA!...
GEL EY SEVGİLİ..!
BİR GELİŞLE GEL, BİR GÜLÜŞLE GEL..
DOĞ UFKUMUZA, SAR DÜNYAMIZI, GİR GÖNLÜMÜZE YENİDEN..
SANA MUHTACIZ!..
SANA EN FAZLA MUHTACIZ...

DOÇ DR NİHAT HATİP OĞLU HOCADAN DUALAR..
HOŞÇAKALIN..